Askerlik Hatıraları

Askerlik Hatıraları

ALAFORTANFONİ

Konya Personel Okulu Komutanlığında Personel Asteğmen olarak eğitim yapıyorduk. Bölük Komutanımız Temel Üsteğmen çok şen şakrak bir komutanımızdı.

Bize bir gün G 3 Piyade Tüfeğini tanıtıyordu. Güzel bir şekilde bu silahı anlattı. Ancak bu silahı anlatırken, bir hatırasını da bize nakletti.

Bir başka bölük komutanlığı sırasında, bu silahı bir güzelce anlattıktan sonra, nasıl sökülüp takılacağını, tarifini verdikten sonra, bir askerine sormuş, o da silahın her yerini güzelce anlatmış, sökmüş takmış, ancak bir yerini tarif ederken farklı bir kelime söylemiş,

G3 piyade tüfeğinde  “alev örten huni” olan silahın namlunun ucuna takılarak çıkan kıvılcımları engelleyerek, hedefin nereden ateş edildiğini anlamaması için kullanılar aparat var.

Asker buna tarif ederken, alafortanfoni şeklinde telaffuz etmiş.. Yani alev örten huni’yi alaf ortan foni şeklinde teleffuz etmiş.

Bize de hatıra olarak anlatmıştı…


 Hilvan Askerlik Şubesi Başkanı iken, köyden kalkan bir yaşlı ihtiyar Askerlik şubesine gelip beni ziyaret etti.

Hilvan Askerlik Şubesi Başkanlığına atanmamdan iki ay geçmişti. Bir gün asker odama gelip asker selamı verip:
-Komutanım, yaşlı bir amca sizi ziyaret etmek istiyor, deyince,
-Buyursun gelsin, dedim.
Yaşlı bir amca 70 yaşlarında, elinde baston içeri girdi. Ben de kendisini kapıda karşıladım. Buyur ettim. Hoş geldin dedikten sonra elini öptüm. Yerine oturttum.
Şöyle bana alıcı gözle bir baktı. 4 katlı merdivenleri çıkarken soluk soluğa kalmış. Biraz nefeslendi. Dinlendi.
Daha sonra dinlenince bana dedi ki:
-Oğlum, dedi. Ben falanca köyden geliyorum. Bir sohbet esnasında duydum. Diyorlar ki, Hilvan’a yeni bir askerlik şubesi başkanı gelmiş, sivil hayatta imammış diyorlar, doğru mu? diye sordu. Ben de:
– Evet, dedim, Sakarya’nın Söğütlü ilçesinde İmam Hatiplik yaparken, buraya geldim.
-Peki, Sen ilahiyat mezunu muymuşsun doğru mu? dedi. Ben de doğru dedim.
Yaşlı amcanın yorgunluğu geçmişti. Çayını yudumlarken, elindeki bardağı sehpaya koydu.
Ayağa kalktı ve bana dedi ki:
-Evladım, müsade edersen, gözlerinden öpmek istiyorum, dedi. Ben de:
-Tabi, öpebilirsin, dedim.
Yanına gittim. Beni hasretle gözlerimden öptü. Ve dedi ki:
-Ben bugünleri de gördüm ya, ölsem de gözüm arkada gitmez, dedi. Ve hüngür hüngür ağladı. Beni de ağlattı.

Aradan yıllar geçti. Zaman zaman bu hatıramı yeri geldiğinde anlatıyorum.
O yaşlı amcayı eğer sağ ise Allah uzun ömürler versin, vefat ettiyse Allah rahmet eylesin diyorum.

YAZAR HAKKINDA

Vehbi Akşit Vehbi Akşit Vehbi Akşit, İstanbul Çekmeköy İlçe Müftüsü 1968 Adapazarı doğumlu, 1986 Adapazarı İmam Hatip Lisesi Mezunu 1990 Bursa İlahiyat Fakültesi Mezunu. 1995 Konya Selçuk Dini Yüksek İhtisas Eğitim Merkezi Müftü ve Vaizler Kursu 3. Dönem Mezunu 1997 Konya Selçuk Üniversitesi Din Eğitimi alanında Yüksek Lisans. Diyanet İşleri Başkanlığı'nda İmam Hatip, Müezzin Kayyım, Kur'an Kursları Müdürü, Vaiz ve Müftü olarak görev yaptı. Muş Korkut, Malatya Pütürge, Afyon Başmakçı, Aydın Kuşadası ilçelerinde Müftü olarak görev yaptı. Halen İstanbul Çekmeköy İlçe Müftüsü olarak görev yapmaktadır. Çalışmalarını www.vehbiaksit.com.tr internet sitesinde yayınlamaktadır.
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?