Kayıp Ayet

0
19
Kuran Günlüğü Engin Noyan Kayıp ayet

Kayıp Ayet

Engin Noyan

Yıllardır şu kayıp ayeti arıyorum.

Kaba meali şu olmalı..

Bana karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara bir rehber olarak indirdiğim,üzerinde hiçbir şüphe olmayan bu ilahi kelamı alın,sıkı sıkıya, hava ve toz girmeyecek şekilde sarıp sarmalayın,şık hatta mümkünse üzeri işlemeli bir torbaya sokun ve onu evinizin en yüksek en erişilmesi zor bir noktasına asın.. Sonra ey ihlaslı kullarım onu orada bırakın bir dahada sakın dokunmayın sabah akşam altına geçin durun yeter… Rahmet ve bereket üzerinize yağar, ilminiz artar, böylece bana ve muradımı almaya her geçen gün biraz daha yaklaşırsınız… İyi halis Salih kullarım olursunuz…

Evet, dünyalar güzeli mahzun ve mazlum ülkemdeki,mahzun ve mazlum Müslüman kardeşlerim belli ve zorunlu durumlarda başta mübarek analarını ak sütü gibi helal kaza ruhsatlarını kullanıp,irili ufaklı tavizler vermeyi zorda içlerine sindirdikleri halde,büyük bir ihlas ve titizlikle hatta aşkla ve şevkle asla taviz vermemecesine… Bağlı kaldıkları bu ayeti arıyorum…

Bulamıyorum..

Kaç defa devrettim, hatim ettimse de o mübarek Kuranı, o ayeti bulabilme cehdi içinde gece gündüz demeyip ince eleyip sık dokuyup bir türlü rastlayamadım ona!

Sordum soruşturdum araştırdım karıştırdım bir türlü rastlayamadım… Bulamadım bulamadım!

Mübarek Kuranın içinde yaptığım o tadına doyum olmaz, o zihin açıcı ruh ferahlatıcı ve bir o kadarda pırıl pırıl aydınlatıcı yolculuğum esnasında hep dönüp dolaşıp gözüm o mübarek Âlâk suresindeki ayetlere takıldı..

“Oku yaratan Rabbinin adına, insanı döllenmiş bir hücreden yaratan! Oku, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir, (insana) kalemi kullanmayı öğretendir, insana bilmediğini öğreten! (96 Alak 1-5)

….Ve rahmetli Üstad Muhammed Esed’in, Alemlerin Rabbi Yüce Allah, celle celalühü, ondan ebediyyen razı olsun. “Oku” Emri ilahisine verdiği yorumu kafama nakşettim:

“Okumak bir dış kaynaktan., burada Kuran mesajından alınan sözleri veya düşünceleri, yüksek sesle olsun veya olmasın ama anlamak niyetiyle zihne nakşetmeyi ifade eder..

“Oku!” Emr-i ilahisi, mübarek Kur’an’ı anlamak niyetiyle bilinçli olarak zihne nakşetmeyi ifade ediyorsa, o mübarek Kitabı sarıp sarmalayıp duvarın en yüksek yerine çaktığımız bir çivide asılı kalmaya mahkum etmek niye?

Yoksa biz… biz Kuran’da yer alan sözleri veya düşünceleri, anlamak niyetiyle bilinçli olarak zihnimize nakşetme niyetinde değil miyiz..?

YOOK arkadaş değil cevabını araştırması sorulması bile çook ama çok zor peeek ama pek yaman bu sorular bana göre değil..

Neme lazım!

En iyisi ben yine o kayıp ayeti araştırmaya devam edeyim…

Böyle çok daha kolay…
Çok daha kolay.

(Kuran günlüğü-Engin Noyan)

Engin Noyan halimizi ne güzel anlatmış. Kur’an’da kayıp ayet deyince yanlış anlaşılmasın. İnsanların yaşadıkları hal ile Kur’an’da sanki böyle bir ayet olmalı diye düşünüyor insan. 

Allah Azze ve Celle, kullarının halini bizden daha iyi biliyor. O halde, biz ilk emri oku olan bir kitabı en çok okuyan ama anlamaya gelince en az anlayan bir ümmet olduk. 

Bunun çaresi uyarmak için gönderilen Kur’an-ı Kerim’i bir de o emir doğrultusunda okumak olmalı…

Kendimizi kaybetmeden, aklımızı başımıza devşirerek…

Selametle kalın….

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi adresini giriniz